ekleslider

6 Yazı Ana Sayfaya Dön

Çalışanların Tatillerde Kullanabilecekleri Haklar

Çalışanların özellikle yaz tatillerinde merak ettikleri ve sıkça sordukları sorulara yanıt olması amacıyla ücretsiz yol izni, yıllık izin süreleri, ücret avansı ve avans izin kavramlarına değinen toparlayıcı bir makale eklemeyi uygun gördük. Ücretsiz yol izni; Ücretsiz yol izni, çalışanın tatilini il dışında geçireceğini ispat etmesi koşuluyla en fazla 4 güne kadar işverence verilmesi zorunlu olan ücretsiz bir izindir. Uçak bileti, otel rezervasyonu vs. ile kanıtlanabilir. Diğer her hak kullanımında olduğu gibi bordroda ilgili kısımda gösterilmelidir. Yıllık izin formunda yada ayrı bir formda karşılıklı olarak imza altına alınarak açıkça gösterilmelidir. Yıllık izin süreleri; Bu konu ile ilgili güzel bir makalemiz mevcut. Buraya tıklayarak makaleye ulaşabilirsiniz. Yıllık izin süreleri mevcut kanuna göre; Hizmet süresi Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) 14 İş Günü Hizmet Süresi Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara 20 İş Günü Hizmet süresi Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara 15 yıl ve daha fazla olanlar 26 İş…

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları 3 – Endüstri 4.0’a Geçiş İçin Asgari Şartlar

Endüstri 4.0’ın 8 Şartı Bu bölümde Endüstri 4.0’a geçme iddiasında bulunan bir şirketin asgari yerine getirmek zorunda olduğu sekiz madde incelenmiştir. 1. Sanal ve Fiziksel Sistemler Fiziksel dünyayı uzun süredir siber dünyadan ayrı değerlendirmek mümkün olmuyor. Siber dünyanın temeli fiziksel dünyaya dayanırken, fiziksel dünyanın sınırları siber dünya ile genişliyor. Bu iki dünyanın bir araya geldiği Siber-Fiziksel Sistemler ise iki önemli unsurdan oluşuyor: Birbirleri ile internet üzerinden ve atanmış bir internet adresi ile haberleşen nesne ve sistemlerin oluşturduğu ağ; gerçek dünyadaki nesnelerin ve davranışların bilgisayar ortamında simülasyonuyla ortaya çıkan sanal ortam. Nesnelerin İnterneti ile birlikte çok geniş bir iletişim ağı yaratan ve böylece gerçek ve sanal dünyalar arasındaki sınırı kaldırmaya yönelen Siber-Fiziksel Sistemler, Endüstri 4.0’ın temelindeki güçlerden birini oluşturuyor. Endüstri 4.0 tabanlı üretim süreçleri, sistemlerin çeşitli arayüzler üzerinden farklı ağlara bağlanıp farklı servislerle iletişim kurmasını esas alıyor. Tıpkı akıllı telefonlardaki internet bağlantısı ile çeşitli içeriklere ulaşmamız, çevremizdeki diğer akıllı telefonlarla farklı…

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları 2 – Dünya’da ve Türkiye’de 4. Sanayi Devrimi

Doğu Batı Ekseninde Endüstri 4.0 Savaşı Birinci Endüstri Devrimi’nden itibaren sanayileşme süreci özellikle Batı Avrupa ve ABD’de serpilip gelişti. Dolayısıyla bu bölgelerdeki ülkeler hızla üretim merkezi haline gelirken aynı zamanda elde edilen gelir sayesinde tüketim merkezlerine de dönüştüler. Böylesine büyük miktarlarda üretim için ihtiyaç duyulan ham maddeler ise henüz endüstri trenine binmemiş gelişmekte olan ülkelerden, oldukça uygun fiyatlarla elde ediliyordu. Fabrikaların artmasıyla birlikte, vasıfsız iş gücüne yönelik ihtiyaç da arttı. Pek çok yoksul insan fabrikalarda, çok düşük ücretlerle ve kayıt dışı şekilde çalıştırılmaya başladı. İşçilerin sayıca çoğalması, beraberinde işçi haklarına yönelik yasal düzenlemeleri de getirdi. İşçi ücret ve haklarının yasalarla koruma altına alınması, işverenler açısından yüksek maliyetler anlamına geliyordu. Sanayileşmeyle birlikte atıkların sayısında önemli bir artış görülmeye başlamış, çevre sorunları gözle görülür hale gelmişti. Sağlıksız ortamlarda yaşamayı protesto eden topluluklar, idari kadroları çevreye ilişkin yasal düzenlemeler yapmaya teşvik etti. Böylece işletmelerin çevre maliyetleri de arttı. Yasal düzenlemeler, kaynakların sınırlı olması,…

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları 1 – Endüstri 4.0 Nedir ve Geçmişe Bakış

Batı’nın ucuz işgücü sağlamak ve maliyetleri düşürmek amacıyla üretim tesislerini Doğu ülkelerine taşıması ile başlayan süreçte Doğu’nun AR-GE yatırımı yapmadan ileri teknolojiye hızla ulaşması ile başlayan süreçte Batı artık kendini ekonomik olarak tehdit altın-da hissetmektedir. Köklü eğitim kurumları ve teknoloji alanındaki deneyimlerini daha fazla Doğu ülkelerine aktarmak istemeyen, üretim ve sanayiyi tekrar kendi bünyelerinde toplamak isteyen Batı ülkeleri eyleme geçmeye hazırlanıyor. Bu eylem planı uygulamaya konduğunda bir devir daha kapanacak ve 4. Sanayi Devrimi gerçekleşmiş olacak. Bu devrim ile toplumlarım günlük yaşam tarzlarından tutun iş hayatının tüm alışkanlıkları değişecek. Bu değişime devletler, toplumlar, şirketler ve çalışanlar ayak uy-durmak zorunda kalacak. Değişime ayak uyduramayanlar ekonomik olarak yok olma riski ile karşı karşıya. Bu değişimin devletler, toplumlar, şirketler ve çalışanlar ekseninde yapacağı değişim insan kaynakları alanını da temelden etkileyecektir. Bu makalemizde bu değişimi ve insan kaynakları açısından olası sonuçları araştırdık. Sanayi Devrimleri Sanayinin mihenk taşlarına kısa da olsa değinelim; 1. Sanayi Devrimi…

Peter Prensibi

Peter Prensibi, Laurence J. Peter ve Raymond Hull tarafından yazılan Peter Prensibi adlı kitap ile ortaya atılmıştır.  Bu kitaba göre, hiyerarşik düzende her çalışan kendi yetersizlik düzeyine kadar yükselme durumundadır. “Yetersizlik düzeyine kadar yükselme” ne demek? Peter Prensibi, çalışanların işlerini iyi yaptıkları sürece terfi edeceklerini fakat herkesin bir sınırı olduğunu savunuyor ve böylece geldikleri noktada bilgi, tecrübe ve yeteneklerinin yetersiz kalacağını dile getiriyor.  Terfi ettiği noktada artık yetersiz kalan personel işini iyi yapamayacağı için artık bir daha terfi alamayacaktır.  Peter Prensibi bunun sonucunda da birçok pozisyonun yetersiz kişiler ile doldurulduğunu söylüyor. Genel olarak şirketlerin içine baktığımızda da her görevin onu gerçekleştiren yeteneksiz insan ile doldurulma eğilimi içinde olduğunu görüyoruz.  Bu durumda şirket, yeterli teknik bilgisi ve kıdemi olduğundan bir personeli terfi ettirdiğinde, mevcut pozisyonunda başarılı olan personelini verimsiz hale getirmiş ve aynı zamanda bir yeteneğini doğru yönetememiş olmaktadır. Burada şirket politikaları içinde bilinmesi gereken konu teknik işler veya proje yönetimi…

İşverenin iflas etmesi durumunda işçiler alacaklarını tahsil edebilir mi?

Ticari hayatta meydana gelen daralmalar ile mali ve ekonomik kriz vb. sebeplerle işverenlerin çoğu zaman işçi çıkarma yoluna gittiği uygulamada sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Peki işverenin iflas etmesi durumunda işçiler işverenden alacaklarını tahsil edebilir mi? İşverenin borca batık olması sebebiyle iflas etmesi halinde işçilik alacaklarının durumunu bu yazımızda tartışacağız. Öncelikle belirtmemiz gerekirse bir ticari işletmenin tamamını veya bir kısmını maddi menfaat elde etmek amacıyla işleten her gerçek veya tüzel kişi tacir olup, tacirlerin tamamı da iflasa tabidir. Bu nedenle de iflas edenin gerçek veya tüzel kişi olmasının bir önemi yoktur. İşveren hakkında iflas kararı verildiği anda işverene ait olan haczedilebilir tüm mallar iflas masasını oluşturur ve süresi içerisinde alacağını bu masaya kaydettiren tüm alacaklılar, masada bulunan malları sattırarak kanunda belirtilen sıra çerçevesinde alacaklarını tahsil etme imkanına sahip olurlar. Masa mallarının satılması sonucunda elde edilen paradan, öncelikli olarak rehinli alacaklar, masa alacakları (iflas masasının yaptığı borçlar), gümrük resmi, bina ve arazi vergisi,…

Menü