İşverenin iflas etmesi durumunda işçiler alacaklarını tahsil edebilir mi?

Ticari hayatta meydana gelen daralmalar ile mali ve ekonomik kriz vb. sebeplerle işverenlerin çoğu zaman işçi çıkarma yoluna gittiği uygulamada sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Peki işverenin iflas etmesi durumunda işçiler işverenden alacaklarını tahsil edebilir mi? İşverenin borca batık olması sebebiyle iflas etmesi halinde işçilik alacaklarının durumunu bu yazımızda tartışacağız.

Öncelikle belirtmemiz gerekirse bir ticari işletmenin tamamını veya bir kısmını maddi menfaat elde etmek amacıyla işleten her gerçek veya tüzel kişi tacir olup, tacirlerin tamamı da iflasa tabidir. Bu nedenle de iflas edenin gerçek veya tüzel kişi olmasının bir önemi yoktur.

İşveren hakkında iflas kararı verildiği anda işverene ait olan haczedilebilir tüm mallar iflas masasını oluşturur ve süresi içerisinde alacağını bu masaya kaydettiren tüm alacaklılar, masada bulunan malları sattırarak kanunda belirtilen sıra çerçevesinde alacaklarını tahsil etme imkanına sahip olurlar.

Masa mallarının satılması sonucunda elde edilen paradan, öncelikli olarak rehinli alacaklar, masa alacakları (iflas masasının yaptığı borçlar), gümrük resmi, bina ve arazi vergisi, veraset ve intikal vergisi gibi kamu alacakları ile özel yasalarda kabul edilmiş imtiyazlı alacaklar ödenir.

Bu alacaklar ödendikten sonra ilk sırada gelen alacaklar ise işçilik alacaklarıdır.

Ancak bu sıra koşulsuz şartsız tüm işçilik alacaklarını değil, yalnızca “işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları” nı kapsamaktadır.

Buna göre iflasın açılmasından bir yıllık süreden önce doğmuş işçi ala­cakları imtiyazlı alacak olmadığından bunlar için birinci sırada işlem yapılmaz. Ayrıca bir alacağın işçi alacağı olduğunun kabul edilebilmesi için, mahkeme kararıyla hüküm altına alınmış olması ya da bu konuda işverene bir icra takibi yapıldıysa, takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması gerekir.

Yukarıda belirttiğimiz üzere iflas masasının masa mallarını satışından elde ettiği paradan, öncelikle rehinli alacaklar, masa alacakları ve özel yasalarda kabul edilmiş imtiyazlı alacaklar ödendikten sonra işçi hak ve alacakları ödenmektedir.

Ancak, işçilik alacaklarından önce ödenecek alacakların (özellikle rehinli alacakların) yüksek meblağlarda olması halinde; iflas masasında işçilik alacaklarını karşılayacak miktarda para kalması uygulamada pek mümkün görünmemektedir.

Yorumlara kapalı.

Menü