İşveren Açısından Haklı Sebeplerle Derhal Fesih

Belirsiz süreli sözleşmeyi ihbar sürelerini beklemeden ya da belirli süreli sözleşmeyi sözleşme bitmeden feshetmek için haklı nedenler 3 başlık altında sıralanabilir;

Sağlık Sebepleri
Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri
Zorlayıcı Sebepler

1. SAĞLIK SEBEPLERİ


a) İşçinin Kusuruyla Hastalanması veya Sakatlanması
“İşçinin kendi kastından veya dağınık yaşantısından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.”

Burada geçen “…içkiye düşkünlüğü…”den anlaşılması gereken, işçinin alkolik olma halidir. İşçinin alışkanlık etmeyecek derecede alkol alması fesih için geçerli sebep değildir.

Devamsızlık iş günleri içinde olmalıdır. “Bir ay”dan anlaşılması gereken ise işçinin belirtilen nedenlerle işine gelemediği ilk günden itibaren aynı güne rastlayan bir ay sonraki gün arasındaki süredir.

b) İşçinin Kusuru Olmaksızın Hastalanması veya Sakatlanması

İşçinin kendi kusuru olmayan hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde, işveren için hizmet akdini bildirimsiz fesih hakkı, hastalığın “işçinin işyerindeki çalışma süresine göre belirlenen” ihbar tazminatı sürelerine 6 hafta eklenmesinden sonra doğar.

c) İşçinin Gebeliği

Doğum, gebelik hallerinde doğumdan önce 6 doğumdan sonra 6 haftalık ücretsiz doğum izni süresinden sonra “işçinin işyerindeki çalışma süresine göre belirlenen” ihbar tazminatı sürelerine 6 hafta eklenmesiyle bu hak doğar.

ç) İşçinin Bulaşıcı veya İşi ile Bağdaşmayacak Derecede Tiksinti Verici Bir Hastalığa Tutulduğunun Anlaşılması

İşçinin ölümcül bir bulaşıcı hastalığa ya da işin gereğine göre tiksindirici bir hastalığa yakalanmış olması gerekir. İşçinin bulaşıcı hastalığa tutulmuş olması bildirimsiz fesih nedeni olsa da işçinin, tiksinti verici bir hastalığa tutulduğunun anlaşılması çalıştığı işin özelliği göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin gıda sektöründe birçok rahatsızlık tiksinti verebilecekken gece bekçisi olarak çalışan bir işçinin aynı rahatsızlıkları sorun olmayabilir.

Hastalığın varlığının bilinmesi yeterlidir. Bu hastalığın işçiye nasıl bulaştığı, işçinin kusurlu olup olmadığının bir önemi bulunmamaktadır.

2. AHLAK VE İYİ NİYET KURALLARINA UYMAYAN HALLER VE BENZERLERİ

a) Hizmet akdi yapıldığı sırada bu akdin esaslı noktalarında biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde, bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

Burada kasıt işçinin siz onu işe alırken var olduğunu iddia ettiği vasıfların aslında onda olmayışı. Örneğin, işe girişte size Boğaziçi Üniversitesi Tıp Fakültesinin diploma fotokopisini vermesi fakat bunun sahte olması.

b)İşçinin, işveren ya da vekilinin yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asilsiz ihbar ve isnatlarda bulunması.

c) İşverenin evinde oturan işçinin yaşayışının o evin adabına ve usullerine uygun veya genel ahlak bakımından düzgün olmaması

ç)İşçinin, işverene yahut onun aile üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya İş yerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanması

d) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

e) İşçinin işyerinde 7 günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi

Suçun işyerinde işlenmesi esastır. 7 günden fazla hapisle cezalandırılmış olması gerekir. Dava açılmış olması yeterli olmayıp mahkûmiyetin kesinleşmiş olması şarttır. İşçiye verilen cezanın ertelenmemiş olması gerekir.

f) İşçinin, işverenden izin almaksızın ve ya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına 2 gün veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonra ki iş günü yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi

Burada izin almamış olsa da işçinin neden işe gelemediği çok önemlidir. Yolda gelirken açılmış bir çukura düşüp bayılan ya da yakınının ya da kendi rahatsızlığı sebebiyle arayıp haber veremeyen işçi işten çıkarılamaz. Kısaca mücbir sebeplerden işçi çıkarılamaz.

g) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması

Bu maddenin içeriğinde de yer aldığı gibi fesihten önce işçinin görevi kendisine hatırlatılmalıdır. Çıkarmadan önce bir uyarı yapılması söz konusudur. İşçinin iş sağlığı ve güvenliği konularına aykırı bir sebepten işi yapmama hakkı saklıdır.

h) işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi işverenin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri tesisatı veya başka eşya ve maddeleri 10 günlük ücretinin tutarı ile ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratması

3-ZORLAYICI SEBEPLER

İşyeri dışında işçinin işe gelmesini engelleyecek bir durum oluşması (hapse girmesi) gibi sebeplerden işçinin işi ifa edemeyişi durumudur. Bu durumda işçiyi işveren haklı sebeple çıkarabilir ancak olayın sona ermesi sonucu işçinin işe dönmesi halinde de işe geri almak zorundadır.

2 Yorumlar

  1. Tamer BANDIR Yanıt

    İyi çalışmalar,
    Öncelikle sitede vermekte olduğunuz destek için son derece minnattar olduğumuzu bilmenizi isterim. Biraz uzunca ama bir sorunumu paylaşmak istiyorum, yardımcı olursanız çok memnun olurum.

    11 yıl önce gişe görevlisi olarak göreve başladığım ve halihazırda Operasyon Yöneticisi olarak çalışmakta olduğum Banka, Personel Yönetmeliğinde bulunan “Bir Operasyon Yöneticisi ile Şube Müdürü aynı Şubede 5 yıldan fazla çalışamaz” hükmü nedeniyle ve Şube Müdürümüz göreve devam ettiği için, herhangi bir sabit görev yeri önermeden, görüşüm sorulmadan beni havuz kadroya atadı. Bu da demek oluyor ki hemen her hafta Bölge içerisindeki 40 Şube’den hangisinde ihtiyaç varsa oraya görevli olarak gönderiliyorum. Yalova’da ikamet ediyorum ve Afyon-Kütahya gibi 7-8 saat mesafedeki yerler de Bölge ye dahil. Yaklaşık bir aydır bu uygulama devam etmekte, 5 değişik Şubede çalıştım, ne zaman ve nasıl sona ereceği de bana bildirilmedi. Anti parantez; yolculuk yapmaktan, her hafta tanımadığım bilmediğim yerlerde ve insanlarla görev yapmaktan, evimden ve ailemden, arkadaşlarımdan uzakta başka otel odalarında yalnız kalmaktan son derece hoşnutsuzum.

    Atandığım Şubelere direkt araç olmadığı veya saatleri uymadığı için Pazartesi sabahları 20-30 dakika kadar gecikmeli ulaşmaktayım. Bunu çözmem öngörüldü, tek çözüm ise yöreye bir gün önceden intikal etmek, buna istinaden yol-yemek-konaklama ücreti ödenmekle birlikte, evimden ayrı geçirmek zorunda olduğum süre bir gün daha artmakta, herhangi bir ek ödeme-mesai-harcırah da ödenmemektedir.
    Öte yandan neredeyse günün sekiz saati kameradan her davranışım izlenip not edilmekte, kaç kere sigara molasına çıktığım falan da tespit edilmektedir.

    Tüm bunlara ilaveten tarafıma aşağıda özetini sunduğum bir ihtar tebliğ edildi.

    Yönetici ile alaycı ve umursamaz bir üslupla konuşmak.(yorumdur)
    Münferit bir-iki uygulama hatası sanki sürekli tekrar ediyormuş ve hatta iş yapış biçimi haline gelmiş gibi sık sık vurgulanmakta olup ihtara eklenmiştir.
    Verilen görevi eksik yapmak(tespit hatası ve yorumdur)
    İşyeri iş akışı ve düzenini bozmak.(genelleme mevcut)
    Özensiz-isteksiz çalışma ve olumsuz davranışlar sergilemek. (sübjektif)
    Müşteri memnuniyeti ilkesini zedelemek (hakkımda hiçbir müşteri şikayeti yok)
    Görev tanımını yerine getirmeyerek yetersiz kalmak..

    İhtarname “Bunların düzeltilmemesi/tekrar etmesi halinde iş akdiniz feshedilecektir.” Şeklinde sona eriyor ve 03.12.2014 tarihine kadar savunmam bekleniyor.

    Üç sorum var, cevaplarsanız çok memnun olurum:
    1-)Birinci ve ikinci paragrafta belirttiğim Şahsıma uygulanan yaptırımlar konusunda herhangi bir süreç uygulayabilir, haklı çıkabilir miyim?
    2-)İlgili ihtarnameye karşı nasıl bir savunma hazırlamalıyım.
    3-)Personel Yönetmeliğimizin ilgili maddelerini inceledim. Tazminatlı-tazminatsız fesih için ihtarnamede geçen ithamlar yeterli görünmüyor. Ama yine de tereddüte düştüm. Bahse konu ihtarnamede geçen eksik-hataların düzelmemesi veya düzelmediğine kanaat getirilmesi halinde sözü edilen iş akdi feshi tazminatsız olarak gerçekleşebilir mi?

    • Okan Koçak Yanıt

      Merhabalar Tamer Bey,

      İşyerinizin kendi iç yönetmelik ve prosedürleri olabilir. Bu prosedürlere uymak durumundasınız. Şube müdürü ile 5 yıldan uzun süre aynı noktada çalışamamanız da bu prosedürlere dahil. İşveren buna dayanarak sizi işten çıkaramaz. Zaten o da bunu bildiğinden sizi ihtiyacı olan yerlerde değerlendirmekte. Elbette işveren bunu sizi istifaya zorlamak amacıyla yıldırmak için yapamaz. Böyle bir kanaatiniz de yok anladığım kadarıyla. Fakat bu “göçebe mesailer” sizi yormuş. İşveren bu yorulma için bir yükümlülük altında tutulamaz lakin sizden “eşyanın tabiatına aykırı” şeyler de isteyemez. Yani ulaşım imkanı sunmuyor ve mevcut toplu ulaşım imkanları da gerekli saatlerde işyerinde olmanıza izin vermiyorsa bunun için size bir yaptırımda bulunamaz.

      Size itham ettiği suçlamalar kanıtlanabilir olmalıdır. Elbette izleme ve not almalar şahitler huzurunda kanıttır fakat abartılırsa “mobbing” olarak da değerlendirilebilir.

      Öncelikle; sakin olun. Suçlamaları bir kenara başlıklar halinde küçük notlarla madde madde ve sırasıyla not edin. Sonra bu suçlamaların hepsine teker teker cevap verin. Abartmayın. Sakince ve kendinize güvenerek, “ters bir üslup asla kullanmadan” her suçlamayı teker teker cevaplayın. Hiç bir suçlamayı atlamayın. Kanıtlarınız ve şahitleriniz de varsa belirtin.

      “Hatta bi keresinde şöyle olmuştu, siz de geçen böyle yapmıştınız, filanca da böyle yapıyor, ona bişey denmiyor” gibi bahane cümlelerini kullanmayın.

      İleride sizi işten çıkarmaya kalkarlarsa “işe iade davası açmamanız için” önünüze gelebilecek olan bu ihtara, size yöneltilen suçlamaları “atlamadan teker teker” cevapladıktan sonra, çok bariz olan, kanıtlanması güç/imkansız olmayan bazı noktaları ekleyin. Bankada olması zor ama, küfür, gurur kırıcı hareket gibi bariz durumlar varsa ekleyin.

      Tehdit etmeyin, şöyle dava ederim, böyle haklarımı kullanırım gibi cümlelerden kaçının. Kapıyı çarpmayın.

      Suçlamaların içinde kanıtsız olanları reddederken abartmayın. “Günde sigara içmeye en fazla 3 kere çıkmaktayım ki toplamda 15 dakikadan fazla sürmemektedir” gibi kısa ve öz cümlelerle geçiştirin.

      Sonunda da “11 yıldan beri emek verdiğim ve ailem kadar sevdiğim şirketimde mesai arkadaşlarımın hakkına girerek uzun molalar vermeyecek kadar kıdem ve deneyim sahibiyim” gibi vurucu bir cümle ekleyin.

      Bu arada işverenin haklı olduğu konularda kendinize çeki düzen verin. Uzun lavabo, sigara, telefon molaları vermeyin. Yemek arasının saatlerine dikkat edin. Sosyal medyaya dalıp ekranınızdan insanlara koz vermeyin.

      Gelişmelerden haberdar ederseniz yardımcı olmaya devam ederiz. Haklılığınıza inanıyorsanız hak arama konusunda avukata da yönlendirebiliriz.

      Bol şans.

Yorum Yap

Menü