İşçinin Çalışmaktan (İşten) Kaçınma Hakkı

Çalışmaktan kaçınma hakkı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmiştir.

Eğer bariz ve her an gerçekleşebilecek ciddi bir tehlike varsa işçi işyerindeki kurula, kurul yoksa işverene giderek durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını ister. Kurul acilen toplanarak (kurul yoksa işveren) hemen kararını verir. Karar ve yazılı olarak tutanak altına alıp karar çalışan veya temsilcisine teslim edilir. Bu imzalı evrak daha sonra bir olay meydana gelmesi durumunda mahkemede çok ciddi şekilde sonucu etkileyecektir. İşçilerin bu evrak olmadan çalışmaya başlamaması, işverenin ise mutlaka bu kararı imza ederek dosyalaması gerekmektedir. İki tarafında haklılığı bu tutanağa bağlıdır.

Eğer kurul veya işveren işin devam etmesi yönünde karar verirse, işçi gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındıkları sürelerdeki hakları aynen saklıdır. Yani ödenmemesi söz konusu değildir. Eğer çalışanların keyfi olarak işten kaçındıkları düşünülüyorsa işveren kanuni yollara başvurabilir.

Eğer ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu düşünülüyorsa işçiler birinci maddedeki usule uymak zorunda olmaksızın (yani tutanakla vs. uğraşmadan) işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gidebilirler. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz.

İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini haklı olarak tek taraflı feshedebilirler ve toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan kamu personeli, bu maddeye göre çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır.

İşyerinde işin durdurulması hâlinde ise son anlatılan paragraftaki madde hükümleri uygulanmaz.

Yorum Yap

Menü