Özlük İşleri

Personele Yemek Yardımının Bordrolanması

İşverenin personeline mesai saatleri içinde verdiği yemek hizmeti genelde 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır; Personele belli bir miktarın nakit olarak verilmesi Personelin şirket dışında yediğin bedelini işverenin ödemesi ve faturasının işveren adına kesilmesi Personelin şirket içinde işyerinde üretilen yemeği yemesi, Personele yemek kartı veya çeki verilmesi. Eğer işçiye nakit olarak ödeniyorsa ve şirket dışında yenmesi sağlanıyorsa tüm kesintilere tabiidir. Eğer yemek işverene ait işyerinde üretiliyor/yapılıyor/pişiriliyorsa yada getirtiliyor ve çalışanlara yemekhanede sunuluyorsa tamamı muaftır. Bordroda gösterilmez. Eğer şirket dışında yemek yeniyor ve fişi işverene iş avansı gibi sunuluyor veya faturası işveren adına kestirilerek işveren tarafından ödeniyorsa veyahut yemek kartı/fişi ile yemek yediriliyorsa 13-TL+KDV’ye kadar gelir vergisinden istisnadır. Peki ya tazminat hesabına dahil edecek miyiz? Yemek yardımları, yemek fişi olarak veriliyorsa fiş bedeli, Nakit olarak veriliyorsa nakit ödenen tutar, İşyerinde yemek veriliyorsa verilen yemeğin bedeli kıdem tazminatı hesabında kullanılan giydirilmiş ücret hesabında dikkate alınır.

Brüt Ücret, Net Ücret, Giydirilmiş Ücret ve İşverene Maliyet

Bazı çalışanların Brüt ücret ile net ücret arasındaki farkı bilmemesi, bazı işverenlerin ise brüt ücreti işverene olan maliyet zannetmesi nedeniyle bu makaleyi yazmayı uygun gördüm. Brüt ücret; işçinin SGK’ya ödeyeceği SGK İşçi Primi ve SGK İşçi İşsizlik Primi ile Maliye Bakanlığına ödeyeceği Gelir Vergisi ile Damga Vergisinin henüz işveren aracılığı ile kesilmemiş halidir. Net ücret de yukarıdaki tanımdan yola çıkmak gerekirse; yine yukarda sayılan sigorta ve vergi kesintileri yapıldıktan sonra işçiye ödenen kısımdır. Yani; Brüt Ücret – Kesintiler = Net Ücret diyebiliriz. Giydirilmiş ücret; Brüt ücrete prim, ikramiye, nakdi yol, yemek yardımı vb. diğer kazançları eklememiz suretiyle bulunur. Yani işçinin tüm brüt kazançlarının toplamıdır. Yani; Brüt Ücret + Prim + İkramiye + Yemek Yardımı + vs. = Giydirilmiş Ücret diyebiliriz. İşverene Maliyet ise işçinin Brüt Ücretinin (ve varsa ek diğer ödemelerin yani Giydirilmiş Ücretinin) üzerine SGK İşveren Primi ve SGK İşveren İşsizlik Priminin eklenmesiyle bulunur. Yani; Brüt Ücret (ek…

Çalışma Süreleri ve Gece Çalışması

Bu yazımızda oldukça sık sorulan bir konuya açıklık getireceğiz. Çalışma süreleri, azami sınırları, nereden sonra mesai hak edildiği, hangi saatlerde gece çalışması sayıldığı, gece çalışmanın mesaisi gibi konulara açıklık getirmeye çalışacağız. Öncelikle kanunlarımıza göre haftada normal şartlarda 45 saat çalışmamız gerekmektedir. Bu süre işçi lehine kısaltılabilir. 45 saati iş günlerine eşit şekilde dağıtılır. 6 gün çalışılan iş yerinde 45/6 ile günde 7,5 saat, 5 gün çalışılan yerlerde ise 45/5 ile günde 9 saat olacak şekilde dağıtılır. Elbette 6. günü kısa tutan işletmeler de var. “Cumartesi yarım gün” olarak konuştuğumuz kavramdan bahsediyoruz. Bu durumda kısa günün saati düştükten sonra kalanını eşit dağıtırız. Örneğin Cumartesi 5 saat mesai yapılıyorsa hafta içleri için 40/5’ten 8 saat mesai yapılacak demektir. Uzun lafın kısası toplamda 45 saati geçemez. Bu 45 saati günlere dağıtırız derken elbette bir kısıtımız var. İşveren “ben bu 45 saati 3’e bölmek istiyorum. Haftada 3 gün açacağım iş yerimi ve 15’er saat çalışıp…

Maaş Haczi – Maaşa İcra Gelmesi Ne Demektir? Ne yapılmalı?

Maaş haczi işverenin eline ulaştığında, işveren anında Alacaklı’nın avukatına bir yazı yazacaktır. Bu yazıda işçinin maaşında halihazırda bir haciz olup olmadığını, maaşınızın 4/1’ini ve yan haklarınızın tamamını kesip Alacaklı’nın haciz yazısında belirtilen hesap numarasına yatıracağını bildirir. Aynı anda da işçisini gelen tebligat hakkında bilgilendirir ve kesinti yapacağı bilgisini verir. Eğer daha önce işverenin eline işçi ile ilgili başka bir haciz ulaştıysa Alacaklı’nın avukatına kaçıncı sırada olduğunu bildirir bir yazı yazar. Aynı anda birden fazla haciz işlemi yürütülemez. İşveren işçi ile ilgili eline geçen haciz yazılarını sırayla yürütür. İlk gelen haciz işlemi önce yürütülür ve işverene ulaşma sırasına göre işveren kesintileri yapar ve Alacaklı’lara sırayla öder. Bir haciz ödenmeden diğerine geçemez. İşveren maaşın 4’te 1’ini yani %25’ini haciz tebligatındaki verilen IBAN’a yatırır ve daha fazlasını kesemez. Eğer bir gün işten ayrılırsanız ve ücretin 4/1’inin ve ücret benzerlerinin tamamının icraya ödeneceğinin dışında yıllık izin ücreti, ihbar-kıdem tazminatı vb. ne alırsanız bunların tamamının…

Yıllık İzin Sürelerinden Sayılan Sayılmayan Haller

Kanun vermemeye özen gösteriyoruz lakin bu konu kannda oldukça açık ve net. Direk alıyoruz ve varsa sorunuz bekliyoruz; İtalik/Eğik yazılar tarafımızca eklenmiştir. Madde 55 – Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır: a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz. İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.) b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler. (İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.) c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.). d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı…

Kümülatif Gelir Vergisi Nedir? Neye Yarar?

Kümülatif; toplanarak gelen demektir. Bildiğiniz gibi -ki özellikle brüt ücret ile çalışıyorsanız daha iyi bilirsiniz- aylar geçtikçe ödediğiniz vergi artar, işveren daha çok keser ve siz daha az maaş alırsınız. Ocak’ta aldığınız ile Aralık’ta aldığınız birbirinden farklıdır. Peki bu nasıl oluyor? Ülkemizde “gelirin kadar vergi ödemek” gibi bir esas vardır. Yani daha çok kazanan daha çok vergi öder. “Maaşı 10.000 olan ile maaşı 1.000 olan adam elbette aynı vergiyi vermez, bunu ben de biliyorum” diyorsanız şöyle bişey var; daha çok kazanan misli ile daha fazla vergi öder. (Basamakları hemen görmek için tıklayınız) Devlet sene başından bu yana kimin ne kadar kazandığını kümülatif gelir vergi matrahına bakarak tespit eder. Nasıl mı? Örneğin; (SGK’yı görmezden gelelim) Ocak ayında 2.500-TL maaşınız var. Bunun üzerinden %15 verginizi verdiniz. Şubat ayında 2.500-TL maaş aldık. Vergimizi vereceğiz fakat devlet sadece Şubat maaşına bakmaz. Sene başından beri tüm gelirlerinize bakar. Etti mi size 2.500+2.500= 5.000-TL gelir vergisi…

Bayramlarda Dağıtılan Gıda Yardımları, Yardım Sepetleri, Bayram Harçlıkları

Bu da yine tartışmasız net bir konu. Öncelikle bu işin bayramı seyranı yoktur. Ne zaman istenirse verilir. Yardımı mal olarak mı (ayni) para olarak mı yaptığınıza göre değişiklik gösterir. Eğer yardımı; ramazan paketi, kurban yardımı, yılbaşı sepeti yani gıda, giyecek vb. şekilde eşya olarak ödüyorsanız gelir vergisine ve damga vergisine tabiidir. Yok ben yardımı ne adı altında olursa olsun, para olarak ödüyorsam hem sigorta kesintilerine hem gelir ve damga vergisine tabiidir. Tabi şu da önemli bir husus; ramazan paketi olarak verdiğimiz bulguru, pirinci nasıl SGK’ya, vergi dairesine ödeyeceğiz? Öncelikle yapacağınız yardımı belirliyorsunuz. Sepetlerinizi hazırlıyorsunuz. Sepete nelerden ne kadar koyduğunuzu hesap edip, satınalma yaptığınız faturalara bakarak işçiye verdiğiniz sepetin değerini belirliyorsunuz. Bulduğunuz tutarın KDV dahil olması gerekiyor. Değilse ekleyin. KDV dahil bu tutar sizin net yardım tutarınız. Bunu ilgili bordro programının ayni yardım kısmına net olarak girin. Program bunu brütleştirecektir. Yardım yapmak için satın alma yaptığınız yada kendi deponuzdan çıkardığınız ürünlere…

Menü