İnsan Kaynakları

İş Analizi 1. Bölüm – Önemi ve Aşamaları

İş Analizi Nedir? İş Analizi, belirli bir işin en küçük parçalarıyla ayrıntılı olarak tanımlanarak incelenmesidir. İşlerin nitelik, nicelik, gereklilik ve sorumluluklarının tespit edilerek işin incelenmesidir. İş analizi işin kendisini incelemekle birlikte, o işi yapan personelden bağımsız olarak değerlendirme yapmaktadır. Burada asıl amaç, örgütte yapılması gereken o işin, şartları, gereklilikleridir. O işi gerçekleştirecek olan personel her kim olursa olsun sahip olması gereken nitelikleri, eğitimleri, tecrübe gibi şartları tespit etmektedir. Firmalarda, iş analizini kendi içlerinde kurdukları uzman bir ekip tarafından yapılabilirken dışarıdan bir danışman kuruluş aracılığıyla da yapılabilir. İş Analizi Neden Önemlidir? İş analizi, insan kaynakları yönetiminin tüm fonksiyonlarının temelinde yer almaktadır. Personel seçimi, iş değerlemesi, eğitim ve geliştirme, performans değerlendirme dahil olmak üzere birçok süreçte iş analizinden elde eden verilerden faydalanılmaktadır. Bu sebeple iş analizi işletmeler için oldukça önemlidir. İş analizinden elde edilen veriler, görev tanımlarına dönüşmekte ve görev tanımları da yukarıda da saydığımız birçok insan kaynakları fonksiyonunun temelini oluşturmaktadır. Personel…

Türkiye’de Aile Şirketinde Yönetici(!) Olmak

Bu yazımda aslen aile şirketlerinden değil kurumsallaşmamış aile şirketlerinin diğer adı olan patron şirketleri ve patronun aile bireylerini de şirketin karar mekanizmasına katmasıyla oluşan zorlu çalışma ortamlarından bahsetmek istiyorum. Türkiye’deki şirketlerin %95’inin aile şirketi olduğunu, Türkiye’de büyük kabul edilen şirketlerin dörtte birinin aile şirketi olduğunu,  en eski şirketlerin bile ancak 4. neslini yaşamakta olduğunu biliyoruz. Türkiye’de işletmelerin %80’i 5’inci yılına, %96’sı 10’ıncı yılına ulaşamıyor. Diğer bir ifade ile Türkiye’de biraz tutunan aile şirketleri ya saman alevi gibi başarılara sahiptir ya varislere geçince iflas eder yada miras aşamasında yağmalanır. Aile şirketi kötüdür demek tamamen hatalı olur. Fakat bir çek, bir fatura düzenlemekten aciz insanların şirket sahibi olması, bu işsizlik ortamında işinde kalmak isteyenlerin ruhen el pençe durması, işleri (bir süreliğine) iyi giden şirketin iyi bir şirket olduğu yanılgısı insanları zor durumda bırakıyor. Tersanelerde, inşaatlarda insanlar ölüyor, madenlerde göçük altında kalıyor hatta askerlerimiz zehirleniyor dersem bu şirketlerin nasıl yönetildiğini tahmin etmeniz zor olmayacaktır ve ne…

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları 4 – Karanlık Fabrikalar ve İK Üzerindeki Etkileri

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları Öncelikle değişimden korkmamayı öğrenmemiz gerekiyor. Üreten yada tüketen taraftan birinde insan var olduğu sürece İK olacaktır. Endüstri 4.0 insanlığın çalışması gerekliliğini bitirmeyecektir. İnsan doğası gereği amaçları uğruna çabalayan ve aktif olarak üretimde bulunması gereken bir unsurdur. Endüstri 4.0 insanlara üretimde farklı roller biçecektir. Gelecekte çalışanlar için, ağır şartlar altında, beden gücünün sınırlarını zorlayarak çalışmak ya da ofislerde oturup dirsek çürütmek yerine, kendinden organize süreçler içinde kendi uygulamalarını takip etmek ve üretim stratejileri geliştirmek çerçevesinde olan işler ana çalışma ögeleri olacaktır. Üretim süreçlerini takip ve kontrol eden çalışanlar üretimin hala ana unsurudur.  Çok sayıda üretim sistemi olacağından aynı zaman da bunları kontrol edecek insan sayısı da artacaktır. Çalışanlar, sorumluluklarını yerine getirmezlerse makine değil insan odaklı sorunlar ortaya çıkacak ve aksaklıklar yaşanacaktır. Bu açıdan insanlar 4. Sanayi Devrimi’nde üretim için en önemli unsurlardan biridir. (Kahraman, 2017) Endüstri 4.0’ın insan kaynakları ve işgörenler üzerindeki genel etkileri şu şekilde bir…

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları 3 – Endüstri 4.0’a Geçiş İçin Asgari Şartlar

Endüstri 4.0’ın 8 Şartı Bu bölümde Endüstri 4.0’a geçme iddiasında bulunan bir şirketin asgari yerine getirmek zorunda olduğu sekiz madde incelenmiştir. 1. Sanal ve Fiziksel Sistemler Fiziksel dünyayı uzun süredir siber dünyadan ayrı değerlendirmek mümkün olmuyor. Siber dünyanın temeli fiziksel dünyaya dayanırken, fiziksel dünyanın sınırları siber dünya ile genişliyor. Bu iki dünyanın bir araya geldiği Siber-Fiziksel Sistemler ise iki önemli unsurdan oluşuyor: Birbirleri ile internet üzerinden ve atanmış bir internet adresi ile haberleşen nesne ve sistemlerin oluşturduğu ağ; gerçek dünyadaki nesnelerin ve davranışların bilgisayar ortamında simülasyonuyla ortaya çıkan sanal ortam. Nesnelerin İnterneti ile birlikte çok geniş bir iletişim ağı yaratan ve böylece gerçek ve sanal dünyalar arasındaki sınırı kaldırmaya yönelen Siber-Fiziksel Sistemler, Endüstri 4.0’ın temelindeki güçlerden birini oluşturuyor. Endüstri 4.0 tabanlı üretim süreçleri, sistemlerin çeşitli arayüzler üzerinden farklı ağlara bağlanıp farklı servislerle iletişim kurmasını esas alıyor. Tıpkı akıllı telefonlardaki internet bağlantısı ile çeşitli içeriklere ulaşmamız, çevremizdeki diğer akıllı telefonlarla farklı…

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları 2 – Dünya’da ve Türkiye’de 4. Sanayi Devrimi

Doğu Batı Ekseninde Endüstri 4.0 Savaşı Birinci Endüstri Devrimi’nden itibaren sanayileşme süreci özellikle Batı Avrupa ve ABD’de serpilip gelişti. Dolayısıyla bu bölgelerdeki ülkeler hızla üretim merkezi haline gelirken aynı zamanda elde edilen gelir sayesinde tüketim merkezlerine de dönüştüler. Böylesine büyük miktarlarda üretim için ihtiyaç duyulan ham maddeler ise henüz endüstri trenine binmemiş gelişmekte olan ülkelerden, oldukça uygun fiyatlarla elde ediliyordu. Fabrikaların artmasıyla birlikte, vasıfsız iş gücüne yönelik ihtiyaç da arttı. Pek çok yoksul insan fabrikalarda, çok düşük ücretlerle ve kayıt dışı şekilde çalıştırılmaya başladı. İşçilerin sayıca çoğalması, beraberinde işçi haklarına yönelik yasal düzenlemeleri de getirdi. İşçi ücret ve haklarının yasalarla koruma altına alınması, işverenler açısından yüksek maliyetler anlamına geliyordu. Sanayileşmeyle birlikte atıkların sayısında önemli bir artış görülmeye başlamış, çevre sorunları gözle görülür hale gelmişti. Sağlıksız ortamlarda yaşamayı protesto eden topluluklar, idari kadroları çevreye ilişkin yasal düzenlemeler yapmaya teşvik etti. Böylece işletmelerin çevre maliyetleri de arttı. Yasal düzenlemeler, kaynakların sınırlı olması,…

Endüstri 4.0 ve İnsan Kaynakları 1 – Endüstri 4.0 Nedir ve Geçmişe Bakış

Batı’nın ucuz işgücü sağlamak ve maliyetleri düşürmek amacıyla üretim tesislerini Doğu ülkelerine taşıması ile başlayan süreçte Doğu’nun AR-GE yatırımı yapmadan ileri teknolojiye hızla ulaşması ile başlayan süreçte Batı artık kendini ekonomik olarak tehdit altın-da hissetmektedir. Köklü eğitim kurumları ve teknoloji alanındaki deneyimlerini daha fazla Doğu ülkelerine aktarmak istemeyen, üretim ve sanayiyi tekrar kendi bünyelerinde toplamak isteyen Batı ülkeleri eyleme geçmeye hazırlanıyor. Bu eylem planı uygulamaya konduğunda bir devir daha kapanacak ve 4. Sanayi Devrimi gerçekleşmiş olacak. Bu devrim ile toplumlarım günlük yaşam tarzlarından tutun iş hayatının tüm alışkanlıkları değişecek. Bu değişime devletler, toplumlar, şirketler ve çalışanlar ayak uy-durmak zorunda kalacak. Değişime ayak uyduramayanlar ekonomik olarak yok olma riski ile karşı karşıya. Bu değişimin devletler, toplumlar, şirketler ve çalışanlar ekseninde yapacağı değişim insan kaynakları alanını da temelden etkileyecektir. Bu makalemizde bu değişimi ve insan kaynakları açısından olası sonuçları araştırdık. Sanayi Devrimleri Sanayinin mihenk taşlarına kısa da olsa değinelim; 1. Sanayi Devrimi…

Peter Prensibi

Peter Prensibi, Laurence J. Peter ve Raymond Hull tarafından yazılan Peter Prensibi adlı kitap ile ortaya atılmıştır.  Bu kitaba göre, hiyerarşik düzende her çalışan kendi yetersizlik düzeyine kadar yükselme durumundadır. “Yetersizlik düzeyine kadar yükselme” ne demek? Peter Prensibi, çalışanların işlerini iyi yaptıkları sürece terfi edeceklerini fakat herkesin bir sınırı olduğunu savunuyor ve böylece geldikleri noktada bilgi, tecrübe ve yeteneklerinin yetersiz kalacağını dile getiriyor.  Terfi ettiği noktada artık yetersiz kalan personel işini iyi yapamayacağı için artık bir daha terfi alamayacaktır.  Peter Prensibi bunun sonucunda da birçok pozisyonun yetersiz kişiler ile doldurulduğunu söylüyor. Genel olarak şirketlerin içine baktığımızda da her görevin onu gerçekleştiren yeteneksiz insan ile doldurulma eğilimi içinde olduğunu görüyoruz.  Bu durumda şirket, yeterli teknik bilgisi ve kıdemi olduğundan bir personeli terfi ettirdiğinde, mevcut pozisyonunda başarılı olan personelini verimsiz hale getirmiş ve aynı zamanda bir yeteneğini doğru yönetememiş olmaktadır. Burada şirket politikaları içinde bilinmesi gereken konu teknik işler veya proje yönetimi…

Koçluk ve Mentorluk

Son on beş yıl içinde bilgi teknolojilerin ve eğitilmiş personellerin sayısının artmasıyla; bilgi ve beklentisi artmış personel yoğun rekabet ile başa çıkma mücadeleleri günümüz yöneticilerinin rollerini değiştirmiştir. Emir verme ve kontrol etme görevlerine bürünmüş yöneticiler, yeni kuşak için kendilerini geliştirebilecekleri bir otorite olarak görülmemektedirler. Onlar yöneticilerinden desteklenme ve yol gösterme yetkinliklerini beklemektedirler.  Bu değişen beklentiler ve hedefler doğrultusunda, son zamanlarda iş hayatında “Koçluk ve Mentorluk” uygulamaları yerini almıştır. Bu uygulamalar da, yetkinliğe dayalı insan kaynakları yönetiminin yeni bir fonksiyonu olarak kabul edilmiştir. Peki Koçluk nedir? “Coaching” kelimesi İngilizce’de değerli malların bir yerden diğerine taşınması için yararlanılan ulaşım aracına verilen isim olarak ilk kez 1500’lü yıllarda kullanılmış ve halen günümüzde de bu anlamı ile kullanılmaktadır. Aslında biz de koçluğu yıllarca, sporcuların performansını arttıran, onları destekleyen, çalıştıran ve motive eden kişiler olarak tanımladık. Şimdi ise, aynı beklentilerle iş hayatı içinde bulunmaları söz konusudur. Koçlar iş hayatında, içinde bir potansiyel barındıran ve bulunduğu…

Menü