İnsan Kaynakları

Peter Prensibi

Peter Prensibi, Laurence J. Peter ve Raymond Hull tarafından yazılan Peter Prensibi adlı kitap ile ortaya atılmıştır.  Bu kitaba göre, hiyerarşik düzende her çalışan kendi yetersizlik düzeyine kadar yükselme durumundadır. “Yetersizlik düzeyine kadar yükselme” ne demek? Peter Prensibi, çalışanların işlerini iyi yaptıkları sürece terfi edeceklerini fakat herkesin bir sınırı olduğunu savunuyor ve böylece geldikleri noktada bilgi, tecrübe ve yeteneklerinin yetersiz kalacağını dile getiriyor.  Terfi ettiği noktada artık yetersiz kalan personel işini iyi yapamayacağı için artık bir daha terfi alamayacaktır.  Peter Prensibi bunun sonucunda da birçok pozisyonun yetersiz kişiler ile doldurulduğunu söylüyor. Genel olarak şirketlerin içine baktığımızda da her görevin onu gerçekleştiren yeteneksiz insan ile doldurulma eğilimi içinde olduğunu görüyoruz.  Bu durumda şirket, yeterli teknik bilgisi ve kıdemi olduğundan bir personeli terfi ettirdiğinde, mevcut pozisyonunda başarılı olan personelini verimsiz hale getirmiş ve aynı zamanda bir yeteneğini doğru yönetememiş olmaktadır. Burada şirket politikaları içinde bilinmesi gereken konu teknik işler veya proje yönetimi…

Koçluk ve Mentorluk

Son on beş yıl içinde bilgi teknolojilerin ve eğitilmiş personellerin sayısının artmasıyla; bilgi ve beklentisi artmış personel yoğun rekabet ile başa çıkma mücadeleleri günümüz yöneticilerinin rollerini değiştirmiştir. Emir verme ve kontrol etme görevlerine bürünmüş yöneticiler, yeni kuşak için kendilerini geliştirebilecekleri bir otorite olarak görülmemektedirler. Onlar yöneticilerinden desteklenme ve yol gösterme yetkinliklerini beklemektedirler.  Bu değişen beklentiler ve hedefler doğrultusunda, son zamanlarda iş hayatında “Koçluk ve Mentorluk” uygulamaları yerini almıştır. Bu uygulamalar da, yetkinliğe dayalı insan kaynakları yönetiminin yeni bir fonksiyonu olarak kabul edilmiştir. Peki Koçluk nedir? “Coaching” kelimesi İngilizce’de değerli malların bir yerden diğerine taşınması için yararlanılan ulaşım aracına verilen isim olarak ilk kez 1500’lü yıllarda kullanılmış ve halen günümüzde de bu anlamı ile kullanılmaktadır. Aslında biz de koçluğu yıllarca, sporcuların performansını arttıran, onları destekleyen, çalıştıran ve motive eden kişiler olarak tanımladık. Şimdi ise, aynı beklentilerle iş hayatı içinde bulunmaları söz konusudur. Koçlar iş hayatında, içinde bir potansiyel barındıran ve bulunduğu…

Ne Kadar Uzun Süreli İstirahat Raporu Alınabilir?

Raporu nereden aldığınıza göre süreler farklılık göstermektedir; İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında bir şirkette çalışıyorsanız ve işyerinize bir İşyeri Hekimi geliyorsa kendisinden alabileceğiniz rapor en çok 2 günlük olabilir. Bu raporu işvereniniz reddedemez. İşyeri Hekiminizin reçete yazma yetkisi de vardır. Aile Hekimleri ise tek seferde en çok 10 günlük rapor verebilirler. Eğer bu 10 günlük raporun sonunda ÇALIŞIR değil KONTROL yazıyorsa kontrol için gittiğinizde bir 10 gün daha verebilirler. Diğer bir değişle 10+10 gün olmak üzere toplam 20 günden uzun süreli rapor veremezler. Aile Hekimleri için geçerli olan bu durum TEK HEKİM dediğimiz tüm durumlar için geçerlidir. Yani tek bir doktor 20 günden fazla rapor veremez. Ek olarak şunu da belirtmek gerekir ki tek hekim yılda size azami 40 gün rapor yazabilir. Eğer 40 günün üzerinde rapor yazarsa SGK bunun ödemesini tarafınıza yapmaz. 20 günü aşan rapora ihtiyacınız varsa bu ciddi bir rahatsızlığa delalettir. Bu nedenle HEYET RAPORU’na ihtiyaç duyulmuştur.…

Cuma Günleri Ara Dinlenme Sürelerinin İbadet Saatlerine Göre Düzenlenmesi

08.01.2016 tarihinden geçerli olmak üzere Cuma günlerinin öğle tatillerini ibadet hürriyetini engellemeyecek yeniden düzenleyen genelge resmi gazetede yayımlandı. Bu genelgeye göre kamu kurum ve kuruluşlarında cuma namazına gitmek isteyenlere gerekli izin verilecek ve bu izin mesai kaybına neden olmadan, yani memurun bu izin karşılığında fazla çalışma yaparak mahsup edilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.   Genelge aşağıdaki şekilde;   2016/1   Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alman dini inanç hürriyetinin bir gereği olarak; Cuma Namazı saatinin mesai saatine denk gelmesi halinde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan isteyenlere mesai kaybına neden olmaksızın izin verilir.   Bilgilerinizi ve gereğini önemle rica ederim.   Ahmet DAVUTOGLU Başbakan

Eğitim ve Benzeri Giderlerin İşçiden Kesilmesi

İşverenler büyük ölçüde yetkin fakat bazı eksikleri olan personellerini veya şirketin geleceği açısından önemli buldukları bir yeniliğe yönelik olarak bazı personellerin eğitilmesini ön görerek çalışanlarını belirli eğitimlere göndermektedirler. Bu eğitimler tutar veya zaman olarak ciddi büyüklükte olabilirler. İşçiden alacağı verimi arttıracağını düşünen işveren, katlandığı bu külfetin ardından eğitilen işçinin işi bırakması durumunda elbette hem para hem de zamanının israf olduğunu görecektir. Üstelik işten ayrılan işçi eğitim ile öğrendiklerini de yanında götürmektedir. Bu nedenle işverenler sözleşmeye gerekli maddeleri ekleyerek eğitim gören işçinin belirli bir süre işyerinde çalışmasını zorunlu tutmaktadır. İşçinin belirli bir dönem işveren için çalışması karşılığında işverenin işçiyi gönderdiği eğitimlerin bedeli işçinin sözleşmeyi feshetmesi durumunda işçiden tazmin edilebilir. İş sözleşmesinde eğitim giderlerinin hangi hallerde işverene iade edileceği belirtilmiş olmalıdır. İşçiden geri istenen bedele konu olan eğitim o işçiye özgü olmalıdır ve hem işçi hem tutar yazılı delil ile ispatlanmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği gibi kanuni zorunluluktan doğan eğitimlerin bedelleri işçiden geri istenemez. İşçinin…

2015 25 Sayılı Genelge – KADEM – Kayıtdışı ile Mücadele

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 90211595 / Konu : Kayıt dışı istihdam ile mücadele GENELGE 2015/25 Bilindiği üzere Kurumumuz Yönetim Kurulunun 27/2/2014 tarihli ve 2014/82 sayılı kararı ve Bakanlık Makamının 12/3/2014 tarihli ve 95 sayılı OLUR’ları ile kurulan Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Daire Başkanlığı’nın görevleri arasında; Kayıt dışı istihdamın önlenmesi amacıyla diğer kamu idareleri, bankalar, aracı kurumlar, oda, borsa, birlik ve meslek kuruluşları ile her türlü gerçek ve tüzel kişilerle sigortalılık ve işyeri denetimi, veri paylaşımı ve kontrolü hususlarında işbirliği yapmak, projeler oluşturmak, bunları geliştirmek ve uygulamak, kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında sektörel denetim programları oluşturmak hususları yer almaktadır. Kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında Bankalar ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarından bilgi ve belge alınması amacıyla, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası, 11 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 100 üncü maddesi hükümlerine dayanılarak “Bankalar ve Kamu İdareleri…

Özlük İşleri, Bordrolama ve İnsan Kaynakları, Hukuki Süreçler Eğitim Semineri

Ne zaman? Seminerimiz iki haftada bir Cumartesi günleri 10:00 – 18:00 arasında düzenlenir. Nerede? Seminerimiz İstanbul Bakırköy’de, İnan Akademi’ye ait bize özel ayrılan seminer salonumuzda verilmektedir. Seminer için uygun yer ve yeterli katılımcı sağlanması şartıyla Türkiye’nin her yerindeki şirketlere eğitim vermeye de geliyoruz. Adres: Marmara Forum AVM karşısı – Garden Office Kat:4 Bakırköy İstanbul Kim? Seminer bizzat OZLUKHAKLARI.COM ’un yazarı Okan Koçak tarafından verilmektedir. Aslen mali müşavir olan Okan Koçak, İK Yönetimi alanında denetim hizmeti vermekte ve bilirkişi olarak görev yapmaktadır. Ne kadar? Seminerimize katılım bedeli kişi başı 300,00-TL+KDV’dir. Kontenjan? Seminerimizi 10 kişiyi aşmayacak şekilde planlıyoruz. Böylece çalıştığınız şirkette yaşadığınız sorunlara dair dilediğiniz kadar soru sorabilir fikirlerinizi diğer katılımcılarla paylaşabilirsiniz. Eğitim Prensiplerimiz Katılımcılar ile mesafeli bir eğitim ortamı oluşturulmaz. Karşılıklı çaylar yudumlanır, kahveler hüpürdetilir, sorular sorulur, cevaplar alınır, kartvizitler verilir. Kimse kimseye üstünlük taslamaz. Çalıştıkları kurumlarda yaşadıkları özlük, bordrolama veya insan kaynakları ile bunların hukuki süreçlerindeki sorunlara “katılımcı ile eğitimci arasında kalmak suretiyle”…

Kötü Niyet Tazminatı

İş sözleşmesi işveren tarafından tek taraflı olarak kötü niyetle feshedilmiş işçiler kötü niyet tazminatı için hukuki yollara başvurabilirler. Bu cümleyi her yerde duyarsınız ama yeterli olmayacağı açık. Hadi biraz daha açıklık getirelim; Kötü niyetten kasıt nedir? İşverenlerin en sık yaptığı kötü niyetli eylemleri aşağıya sıralayalım; İşçinin sendikaya üye olması, İşçinin sendikal faaliyetlerde bulunması, İşvereni şikayet etmesi, İşverene dava açması, İşveren aleyhinde şahitlik yapması, Çok sayıda işçiyi çıkardıktan sonra yenilerini alması İşçinin temel hak ve hürriyetlerini engellemesi, İşçinin yasal haklarını talep etmesi. Bu saydıklarım ve benzerleri nedeniyle çıkarıldığını düşünüyorsa işçi kötü niyet tazminatı talep edebilir. Peki şartları yok mu? Her aklına esen alabilir mi? Hadi inceleyelim; Sürekli olarak o işte çalışmalısınız: En az 30 iş gününden uzun süreceği belli olan bir iş yapıyor olmalısınız. Yani 2 günde bitecek bir boya işi için işe alınmış olmamalısınız. İş güvencesi kapsamında olmamalısınız: 30’dan az işçi çalıştıran bir işyerinde veya 6 aydan kısa süredir çalışıyor…

Menü